halide edip's profileMaRiLeNaAaPhotosBlogListsMore Tools Help

MaRiLeNaAa

Paranın efendisi olacağıma bilginin kölesi olurum...! =)

Video

 

halide edip adıvar

Occupation
Interests
yok canım beni bilen bilio şükür :)
Photo 1 of 84
7/3/2008

...

Genc adam, gazete almak icin yolunu uzatmis ve ise gitmek icin ilk defa geldigi bir otobus duraginda beklemeye baslamisti. Havada bir bahar kokusu icinde sebepsiz bir nese ile sarkilar mirildaniyordu.

Birden gozu, yesil kazakli, uzun sacli kiza takilmisti. Ne kadar guzel oldugunu dusundu. O anda genc kiz gokyuzune bakarken –aklindan ne gectiyse- tatli tatli gulumsemisti. Genc adam; “Gamzeleri ne cok yakisiyor, ne guzel gulumsuyor” dedi kendi kendine.

Guzel kiz, gamzeli gulusu ile gokyuzune bakarken, genc adamin kendisine baktigini fark etti, utandi. Basini baska tarafa cevirdi. Fakat basini cevirirken, genc adamin da utanip, telaslandigini fark etmisti. “Bu devirde utangac erkek ha!..” diye tekrar gulumsedi. Merak etmisti iste, dayanamadi, yavasca bakislarini delikanliya cevirdi. Delikanli, hala utanmis vaziyette, baska taraflara bakmaya calisiyordu. Bir genc kizi rahatsiz etmis hissediyordu kendini. Oysa genc kiz, guzelligi nedeniyle cok rahatsiz edilmis ve kendisini bakislariyla dahi rahatsiz etmeye cekinen bir delikanliyla karsilasmak cok hosuna gitmisti.
Delikanli yuzu kizarmis halde cekinerek tekrar kiza bakti, kiz o harika gamzesiyle bu kez ona dogru gulumsuyordu. Ne oldugunu anlamadi, eli-ayagi dolasti, elinden gazete yere dustu. Genc kizin, kendisine bakmasi daha da utandirmisti.

Genc kiz, bu gulumseyerek bakisi karsisinda, delikanlinin kendisiyle konusmaya cesaret edebilecegini bile dusunmustu ama delikanlinin telaslanip, sakarlasmasi icine, sefkatle karisik bir sevgi yayilmasina yol acti. “Bu devirde utangac, hatta kendisine gulumseyen bir kizi bile rahatsiz etmeyen biri zor bulunur” diye dusundu.
Genc kiz, elindeki gazeteyi elinden eline degistirip duran delikanliya dogru yurudu, utangac delikanli firca yiyecegini dusunerek, kaderine razi beklemeye basladi. Genc kiz delikanliya gulumseyerek devam etti, gazeteciden delikanlinin okudugu gazetenin aynisindan aldi.

Gazetenin uzerine bir seyler yazdiktan sonra yine delikanlinin yanindan gecmeye calisti ama carpistilar. Ikisinin de gazeteleri ellerinden dusmustu. Asil carpan genc kiz oldugu halde delikanli ozur dileyip duruyordu. Genc kiz, telasli, sakar haldeki delikanlidan once davranip gazeteleri yerden aldi ve sakinlestirmek ister gibi yumusak bir sesle; “-Asil ben ozur dilerim, ben size carptim.” diye gulumseyerek gazeteyi uzatti. Delikanli hicbir sey soyleyemedi, dili tutulmustu sanki.
Genc kiz duraktaki eski yerine gecti. Duraktaki diger insanlar, iki genc arasinda baslayan firtinadan habersizce gelecek otobusun yoluna bakiyordu sadece.
Genc adam, icinde buyuk bir heyecanla kipirdayip duruyor, kendi kendine konusuyordu; “-Olum mu var yahu, gidip konussam, tanissam. Sanki o da bana gulumsedi gibi…” diye ici icini yiyordu. Cesaretini bir turlu toplayamiyordu.

Her iki gencin otobusu ayni anda geldi, ondeki otobuse genc kiz binip uzaklasirken, yuzundeki gamzeli gulus yerini huzne birakmisti.
Genc adam da otobusune binmis, kendini teselli ediyordu; “-Yarin cesaretimi toplayacagim, mutlaka konusacagim” diye dusundu, icine guvenden kaynaklanan bir huzur ve gulumseyis yayildi.

Genc kiz, yanlis otobuse binip yari yolda indigi icin ilk ve son defa geldigi duraga aglamakli gozlerle bakti. “-Beni begenseydi, en azindan pesimden bu otobuse gelirdi” bakislarini, delikanlinin baska yola sapan otobusune cevirdi. “-Neyse, en azindan telefonumu yazdigim gazete ile onunkini degistirmem iyi oldu.” Gulumsedi; “-Begendi beni, bakislari yalan soylemez, begendi beni, gazeteye yazdigim telefonumu gorunce mutlaka arayacak”. Gulumsemesi yine gamzelerle suslenerek dusundu; “-Imza olarak –duraktaki kiz- yazmam iyi mi oldu acaba”.

Delikanli, genc kizin uzaklasan otobusunu koseden kaybolana kadar izledi, “-Yarin mutlaka.. mutlaka konusacagim” dedi. Otobusten indiginde gazeteyi oturdugu yerde unuttugunu fark etti ama gazete filan umrunda degildi, gamzeli bir gulus gozlerinden gitmiyor, baska bir sey dusunemiyordu zaten…

6/23/2008

Bir duygunun esiri...

Bir duygunun esiri aklım, sadece delicesine yaşamak var seni seninle. Özgürlüğün pençesinde kıvranırken düşüncelerim hep sen varsın düşüncelerimde. Sen, gözlerimdeki hayal, bakışlarımdaki tutarsızlık, sen gecem, sen gündüzüm gibisin. Bir yolun başındaki kararsızlığımsın. Başlamak istediğim ama bir o kadar korktuğum bir yol. Seni istiyorum geceler boyu karşımda, korkmadan dokunmak sana. İçimdeki yangınların ötesinde sarılmak hiç bırakmamacasına.

GİT…

Git artık sen bana çok gibisin. Kahvemin kokusuna sinme, aynada seni görmek istemiyorum. Sesini de al git başımdan. Gecelerde seni istemiyorum.
Yok, hayır GİTME…

Gidersen yıkılır bu gönül. Seni ister, sarhoş bir eda ile bakarken başkalarına. Yok, GİTME. Her şey senin olsun, sen bende kal lütfen. Beni bırakırsan paramparça olur dünyam. Kurduğum sırça köşk yıkılır hayallerimle birlikte.

Ama hayır GİT.

Git ki sana alışmışlığım son bulsun. Artık kokunu burnumda hissetmek ve bununla yaşamak istemiyorum. Aldığım havaya seni sığdırmak, yediğim ekmeğe sen gibi bakmak istemiyorum. Al anılarını da çek git benden.

GİTME…

Gitme gidersen yok bedenim, ben yokum. Canımda can gibisin. Senin gitmen benim yok olmam demek. GİTME bedeli neyse ben yine öderim.

6/8/2008

Birşeyin imkansızlığını hissetmek...

Genc adam, gazete almak icin yolunu uzatmis ve ise gitmek icin ilk defa geldigi bir otobus duraginda beklemeye baslamisti. Havada bir bahar kokusu icinde sebepsiz bir nese ile sarkilar mirildaniyordu.

Birden gozu, yesil kazakli, uzun sacli kiza takilmisti. Ne kadar guzel oldugunu dusundu. O anda genc kiz gokyuzune bakarken –aklindan ne gectiyse- tatli tatli gulumsemisti. Genc adam; “Gamzeleri ne cok yakisiyor, ne guzel gulumsuyor” dedi kendi kendine.

Guzel kiz, gamzeli gulusu ile gokyuzune bakarken, genc adamin kendisine baktigini fark etti, utandi. Basini baska tarafa cevirdi. Fakat basini cevirirken, genc adamin da utanip, telaslandigini fark etmisti. “Bu devirde utangac erkek ha!..” diye tekrar gulumsedi. Merak etmisti iste, dayanamadi, yavasca bakislarini delikanliya cevirdi. Delikanli, hala utanmis vaziyette, baska taraflara bakmaya calisiyordu. Bir genc kizi rahatsiz etmis hissediyordu kendini. Oysa genc kiz, guzelligi nedeniyle cok rahatsiz edilmis ve kendisini bakislariyla dahi rahatsiz etmeye cekinen bir delikanliyla karsilasmak cok hosuna gitmisti.
Delikanli yuzu kizarmis halde cekinerek tekrar kiza bakti, kiz o harika gamzesiyle bu kez ona dogru gulumsuyordu. Ne oldugunu anlamadi, eli-ayagi dolasti, elinden gazete yere dustu. Genc kizin, kendisine bakmasi daha da utandirmisti.

Genc kiz, bu gulumseyerek bakisi karsisinda, delikanlinin kendisiyle konusmaya cesaret edebilecegini bile dusunmustu ama delikanlinin telaslanip, sakarlasmasi icine, sefkatle karisik bir sevgi yayilmasina yol acti. “Bu devirde utangac, hatta kendisine gulumseyen bir kizi bile rahatsiz etmeyen biri zor bulunur” diye dusundu.
Genc kiz, elindeki gazeteyi elinden eline degistirip duran delikanliya dogru yurudu, utangac delikanli firca yiyecegini dusunerek, kaderine razi beklemeye basladi. Genc kiz delikanliya gulumseyerek devam etti, gazeteciden delikanlinin okudugu gazetenin aynisindan aldi.

Gazetenin uzerine bir seyler yazdiktan sonra yine delikanlinin yanindan gecmeye calisti ama carpistilar. Ikisinin de gazeteleri ellerinden dusmustu. Asil carpan genc kiz oldugu halde delikanli ozur dileyip duruyordu. Genc kiz, telasli, sakar haldeki delikanlidan once davranip gazeteleri yerden aldi ve sakinlestirmek ister gibi yumusak bir sesle; “-Asil ben ozur dilerim, ben size carptim.” diye gulumseyerek gazeteyi uzatti. Delikanli hicbir sey soyleyemedi, dili tutulmustu sanki.
Genc kiz duraktaki eski yerine gecti. Duraktaki diger insanlar, iki genc arasinda baslayan firtinadan habersizce gelecek otobusun yoluna bakiyordu sadece.
Genc adam, icinde buyuk bir heyecanla kipirdayip duruyor, kendi kendine konusuyordu; “-Olum mu var yahu, gidip konussam, tanissam. Sanki o da bana gulumsedi gibi…” diye ici icini yiyordu. Cesaretini bir turlu toplayamiyordu.

Her iki gencin otobusu ayni anda geldi, ondeki otobuse genc kiz binip uzaklasirken, yuzundeki gamzeli gulus yerini huzne birakmisti.
Genc adam da otobusune binmis, kendini teselli ediyordu; “-Yarin cesaretimi toplayacagim, mutlaka konusacagim” diye dusundu, icine guvenden kaynaklanan bir huzur ve gulumseyis yayildi.

Genc kiz, yanlis otobuse binip yari yolda indigi icin ilk ve son defa geldigi duraga aglamakli gozlerle bakti. “-Beni begenseydi, en azindan pesimden bu otobuse gelirdi” bakislarini, delikanlinin baska yola sapan otobusune cevirdi. “-Neyse, en azindan telefonumu yazdigim gazete ile onunkini degistirmem iyi oldu.” Gulumsedi; “-Begendi beni, bakislari yalan soylemez, begendi beni, gazeteye yazdigim telefonumu gorunce mutlaka arayacak”. Gulumsemesi yine gamzelerle suslenerek dusundu; “-Imza olarak –duraktaki kiz- yazmam iyi mi oldu acaba”.

Delikanli, genc kizin uzaklasan otobusunu koseden kaybolana kadar izledi, “-Yarin mutlaka.. mutlaka konusacagim” dedi. Otobusten indiginde gazeteyi oturdugu yerde unuttugunu fark etti ama gazete filan umrunda degildi, gamzeli bir gulus gozlerinden gitmiyor, baska bir sey dusunemiyordu zaten…

6/7/2008

Tutku,Aşk ve Sevgi

     Bir papatya tarlası düşün.İlkbahar..ve sen,onun yanından geçen yoldan yürüyorsun…ve o papatya tarlasında bir papatya dikkatini çeker.Bnlercesinden birisidir ama sen, onun yanına gidersin. onda seni çeken bir şeyler vardır.O papatyayı olduğu yerden koparırısın.Sadece senin olsun istersin,sadece senin. öleceğini düşünmeden.ve gidersin o tarladan.içindeki şiddetin durduramadığı bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedicidir hissettiklerin.TUTKU işte tam böyle bir şeydir…


 Yine o tarlanın kenarındaki yolda yürüyorsun. yine milyonlarcası arasında bir tanesi seni çeker. yaklaşırsın, yanına gidersin o papatyanın. gözlerin başkasını görmez olur o an. onun için her şeyi yapmak istersin. dokunmak istersin. dokunamazsın, orda, onunla ölmek istersin. ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna. dayanamazsın onun kokusuna. unutturur her şeyi bir anda ve o kokunun geldiği yöne gidersin. o papatya orda kalmıştır, yüreğinin bir kenarında… paylaşılmamıştır bir çok şey! unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona… işte bu AŞKTIR

  Yine o yoldasın… papatyatarlasının yanından geçen… ve yine bir papatya… milyonlarcasının içinde seni çeker… gidersin yanına… orda kalırsın… o hiç ölmesin diyeher şeyi yaparsın… tüm gücünle onunla olmak istersin… oradan seni koparacak hiçbir güç olmadığına inanırsın… ve orda onunla ölene kadar birlikte kalırsın… işte bu da SEVGİ...

6/5/2008

Sakın Unutma !

Hayatta olduğunu sakın unutma,ama bu senin kendi fikrin değil,nefes alıyorsun, bu senin kararın değil.
Sakın unutma, hayatta olduğun başkasının fikri ve senin nefes alman ise, onun sana hediyesi.
Sakın unutma, kimse senin gibi düşünmüyor,hissetmiyor ve hareket etmiyor ve de kimse senin gibi gülümsemiyor.
Sakın unutma, gökyüzünü kimse senin gördüğün  gözle göremez.Ve kimse senin bildiklerini bilemez.
Sakın unutma, senin yüzünün aynısı dünyada kimsede yok. Ve böyle gözler yanlızca sende var.
Sakın unutma, paralı da olsan parasız da olsan zenginsin, Çünkü hayattasın, yaşıyorsun!
Kimse senin gibi yaşamıyor.
Sen tesadüf çocuğu değilsin, Tabiatın bir hevesi de değilsin. Hayat şarkını zor veya kolay da söylesen, sen Tanrının bir düşüncesi idin, ve hatta, kusursuz olanı. 
              
SEN SENSİN.

 
kitap kitap kitap kitap kitap :) just books =)

Video

No content has been added yet.
İzlediğim film çok ama izlemeye değer filmler az sanırım hayatımda :)

Video

   
Vazgeçersin ama unutamazsın...işte benim spacemde öyle olacak arkadaşlar.Bakmaktan vazgeçeceksiniz ama asla unutmicaksınız hatta kuşaktan kuşağa yayıcaksınız =)
Hepinizi bekliyorum ve seviyorum... =) 
Alanımı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler...
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Sinelfcanwrote:

Merhaba size bir armağan bırakıyorum sohbetimize her zaman bekleriz..Eğer rahatsızlık verdiysek özür dileriz sohbet sayfasını silebilirsiniz.Hakkınızı helal eder misiniz?A.e.o kib http://www.xat.com/sevgi_esintisi

   
Go Large!
  

Feb. 23
Nov. 25
yorumunuz için çok tşk ederim
Nov. 1
mary cwrote:
Ciao.. baci da torino (italy)
Oct. 6
Thank you very much for this =)
Oct. 5